Kaptanın Seyir Defteri

CanKilic's Blog

ses

08 Oca 2010 Posted by | 1 | Yorum yapın

Amerikan Filmlerini Ya Türkler Çekseydi?

Gerçekten de Türkler çekseydi bir bu kadar olmaz mıydı?

23 Tem 2009 Posted by | Resim ve Fotoğraf | Yorum yapın

Mutlu Ol!Bu Bir Emirdir.

Tarih : Kasım 1934
Yer : Türkiye Büyük Millet Meclisi

”ince duyguları düşünceleri anlatan yüksek deyişleri toplamak ve onları son musiki kurallarına göre işlemek gereklidir.”

M.Kemal Atatürk

Atatürk’ün bu konuşmasının ardından hemen ertesinde İç İşleri Bakanlığı, İstanbul ve Ankara radyolarında Türk müziği yerini
yalnızca “Garp tekniğiyle bestelenmiş” parçaların çalınacağını açıkladı.

Köşkte Tanburacı Osman Pehlivan’dan Rumeli türküleri dinleyen Atatürk, bu türküleri radyodan halka da dinletilip dinletilmediğini sordu.
Osman Pehlivan’ın “Gazi hazretleri, siz radyoda Türk müziği yayınlanmasını yasakladınız.Buna imkan bulamıyoruz.´´
şeklindeki cevabı karşısında Atatürk “Bunu da yanlış anladılar.´´ dedi ve derhal radyoya gitmesini ve bu türküleri radyodan da yayınlamasını emretti.
Böylece türküler radyoda yeniden kendine yer bulmuş oldu.

Kısacası bu yasak `kraldan çok; kralcı´ olanların yasağıdır.

16 Tem 2009 Posted by | Memleket Halleri | Yorum yapın

Adile Naşit – Uykudan Önce (Parmak Çocuk Masalı)

Eskiden TRT’de yayınlanan ”Uykudan Önce” adlı programla çocuklara masal anlatan Adile Naşit’den Parmak Çocuk masalı.

09 Tem 2009 Posted by | Video | Yorum yapın

Türkiyenin İkinci Adamı : İsmet İnönü

TRT‘nin zahmet edip İkinci adam için, Bülent Çaplı ve Can Dündar’a hazırlattığı ”Türkiye’nin İkinci Adamı : İsmet Paşa” adlı belgeselden bir görüntü.
Belgeselde Türkiye‘nin nasıl kurulduğu, hayatı, hayatından kesitler, yabancı ülkelerle yapılan görüşmeler vs. konu edinmiş.

Devlet meselelerine karışan ve boykot yapan öğrencilere olan öfkesini ve sinirini anlamlı bir şekilde dile getirmiş.
İsmet Paşa’nın o zamanlar tek televizyon kanalı olan TRT’ye yaptığı konuşma.
(En altda İsmet Paşa Belgeselinin bölümlerini bulabilirsiniz.)

İsmet Paşa belgeselinin birinci bölümünü izlemek için buraya;
ikinci bölümü izlemek içinde şuraya tıklayın.

07 Tem 2009 Posted by | Memleket Halleri | Yorum yapın

Barbaros Lisesinin İngilizcecisi

Bugün kimya dersi çıkışında Şafak Hoca’nın (idari sorumlusu) yanına gittim.Sınıftaki projektörümüzün sorununu anlatmak için yanına gittiğim Şafak Hoca’yla bayağa bir tartışmıştık.Moralim bozuk bir şekilde çıktım odasından.Son ders ingilizceydi.Beşinci ders sayfa 51′deki ilk egzersizi bitirmiştik.

Son derstede sınıf yine sayfa 51′deki (ama bu sefer ikinci egzersize geçmiştik) egzersizi çözmeye koyulmuştu.Sayfa 51′deki egzersizin nasıl yapılacağını bilmediğim için boş durmak istemedim, bende 53′deki egzersizi yapiyim dedim.Yanımda oturan çocuk (Murat) sayfa kaçta olduğumuzu sordu.Önemsemeyip cevap vermedim.Daha sonra anladım ki o da sayfa 53′te olduğumuzu zannedip benden bakarak doldurmaya çalışmış.Bu nasıl olduysa artık yan sırada 53′te olduğumuzu zannedip 53′ü yapmaya çalışmışlar.Hoca bizim sıraya doğru tur attı.Benim kitabıma ve yan sıradakinin kitabına baktı ve yerine gitti, tekrar geldiğinde ise yan sıradaki çocuğa: (Abdullah)

Sayfa kaçtayız?
@Çocuk:53′teyiz dedi.

Hoca tekrar aynı soruyu sordu, verilen cevap aynıydı .. :-)
Ben geçde olsa bunun farkına vardım.Sayfa 51′de olduğumuzu bildiğim halde 53′ü yapmamın yüzünden onlarda 53′ü yapmaya çalışmışlardı.Yanımdaki çocuğun 53′te olduğumuzu zannetmesi yine bir nevi normal ama nasıl olurda bu yan sıraya sıçrar?Bunu halen anlamış değilim…

Hoca tahtanın başından ”Şu arka taraf kaçıncı sayfada olduğumuzu bilmiyor!” dediğinde benim ağzım resmen açıkta kalmıştı.Oysaki ben 51′de olduğumuzu zaten biliyordum, yanımdakilerinin bilmemesi yüzünden, bende dahil olmak üzere bugün tamda son derste 40 kişiye rezil olmuştuk :-)

Artık siz buna hocanın, ”yargısız infazı” mı yoksa ”delinin biri kuyuya bir taş atmış kırk akıllı çıkaramamış” mı dersiniz bilemem?

06 May 2009 Posted by | Genel | , , , , | 1 Yorum

Merhaba Dünya…

Bu benim ikinci blog denemem.İlkinin server’ı azbuz.com olmuştu.İlk kurduğum gün gibi ilgilenmekte vakit bulamıyordum.Bazen tam bir hevesiniz geliyor, şunu yaziyim/ekliyim diyorsunuz ama blog yazmak hem uğraşlı bir iş hemde sorumluluk isteyen bir iş.”Peki neden tekrar blog yazmaya karar verdin?” diye sorucak olursanız, aslında pek bir sebebi yok.Ama dışardaki hayat,tuhaflıklar,aksilikler vs… o kadar çok ki bu aralar bunları sanalda olsa bir ortamda tekrar paylaşmayı planladım, ve ilk yayınımada (yani II. bloğum yeni yazısınada) TRT misali başlamış oldum.

06 Mar 2009 Posted by | Genel | , , , , , | Yorum yapın

   

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.